Başarının Sırlarını Açıkladık: Verimli Çalışma Yöntemleri

Verimli Çalışma

Merhaba gencevher ailesi 🙂

Bugün üzerinde konuşacağımız konu hepimizin keyfini kaçıran verimli ders çalışamama problemi olacak. Ancak konuya başlarken daha önce yazılmış olan Zaman Yönetiminde 5 Muhteşem Teknik, Odaklanma Problemleri ve Teknoloji Bağımlılığı ve Bu Program Benim! yazılarımızı (eğer hala okumamışsanız) okumanızı tavsiye ediyorum. Çünkü maksimum verim almak için yüksek donanıma ihtiyaç var ve bu donanımı da bu yazıların rehberliğinde kazanacağız 😉

Hadiiii bakalııımmmm, genç cevher; hemen yazıları oku gel, burada buluşalım 😉

Uçuşa hazır mısııınn???? (eveeeeet!! dediğini duyar gibiyim) o halde hemen başlayalım.

Çalıştığımız sürede hedeflediğimiz üst düzey öğrenmeyi gerçekleştirmek bizim için çalışmaktan verim almaktır. Öyleyse verimli çalışma konusuna ilk olarak öğrenmeyi öğrenerek başlamamız gerekiyor.

Albert Einstein, öğrenmeyle ilgili 3 temel yaklaşım ileri sürer.

  1. Basitleştirme: “Bir şeyi basitleştirerek anlatamıyorsan, konuyu tam olarak anlamamışsınız demektir.” der Einstein. Yani konu ne kadar karmaşık olursa olsun onu küçük bir çocuğun anlayacağı seviyeye indirip anlatmaya çalışmak öğrenmeye büyük bir katkı sağlayacaktır. Ya da bu kolaylığa indirip kendi cümlelerinizle notlar almak kalıcı bir öğrenme meydana getirecektir. Örneğin nükleer fiziği 6 yaşındaki bir çocuğun anlayış düzeyine indirebilmek, öğrenmeyi gösterir.
  2. Hayal gücünde canlandırma: konu her ne ise onu hafızanızda kalıcılaştırmak istiyorsanız, konuyu kafanızda canlandırmak, karikatürize etmek öğrenmenizi ve hatırlamanızı kolaylaştıracaktır. Mesela tarih dersindeki bir olayı kafanızda tekrar canlandırıp, kendi karakterlerinizle kodlamak işinize yarayabilir. Eee Einstein “Mantık, sizi A noktasından B noktasına götürür, hayal gücü ise her yere…” diye boşuna dememişJ
  3. Odaklanma: odaklanma öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir yetidir. Odaklanma ile verim doğru orantılıdır. (ayrıntılı bilgi için Odaklanma Problemleri ve Teknoloji Bağımlılığı) 

Bunlar Einstein gibi bir dâhinin yaklaşımlarıydı. Şimdi biz, kendi davranış repertuarımıza “başarı şarkısı”nı eklemek için kendi notalarımızı yazalım 😉

İlk notamız azim, masamızın başına oturduğumuzda içimizde hissettiğimiz kararlılık ne derece fazla ise alacağımız verim de o derece yüksek olacaktır.

İkinci notamız sabır, biz ne kadar azimli olsak da bazen olmaz, yapamayız, kaybedebiliriz, zor olabilir. Tabii ki engeller çıkacak önümüze işte o zaman bu notaya ne kadar güçlü basarsan o ölçüde hayran bırakırsın dinleyenlerini ve kendini. 🙂

Son nota; çok çalışmak. Kısa vadede “kanka valla hiç çalışmadım”cılar kazanıyormuş gibi görünebilir. Ama başarı anlık esip geçecek bir rüzgar değildir dostum. Bir okul sınavından alınan yüksek not kısa vadede bir başarıdır. Biz gerçek kazançtan, istikrarlı bir başarıdan bahsediyoruz. Bu da ancak ve ancak düzenli, verimli ve çok çalışarak kazanılacak bir şey.

İnsan, ancak çalıştığını kazanır. Hz. Mevlana

Çok çalışmak dedik madem nasıl çalışacağımızdan bahsedelim şimdide.

  • Öncelikle kısa ve kolay konulardan başlamak motivasyonumuzun düşmesine ve işinizin başından ayrılmamıza engel olacaktır.
  • Tüm konuyu şöööyle bir gözden geçirmek beynimizin başlangıç ve son arasında bağlantı kurup, her şeyin kontrolü altında olduğu hissetmesini sağlar ve bu da konuya hakimiyeti arttırır. Stres azalır, hedefe uzaklığımız bellidir ve beynimiz bir belirsizliğe doğru kürek çekiyormuş hissinden kurtularak güvenle amaca doğru yol alır.
  • Amacı hatırla! Hedefini, şu anki çalışmalarının ileriye dönük yansımasını düşünmek varılacak nokta için bir yol haritasıdır.
  • Konuyu çalışıp kendi kelimelerimizle özetlemek anlamamıza, hikayeleştirmek ise hatırlamamıza yardımcı olacaktır.Konuyla ilgili basit sorular sormak: Leonardo Da Vinci ortaya attığı tüm fikirleri önce basit sorular sorarak meydana getirmiştir. Derin bir düşüncenin temeli basit sorulardır. Buna en güzel örnek “varlık” gibi herkesin koşulsuz kabul ettiği, basit görünen bir kavramı sorgulayarak temeli atılmış ve koca bir bilim haline dönüşmüş felsefedir sanırım.
  • Hayali seyircilere anlatmak; diğer bir deyişle öğretmencilik oynamak anlamayı kolaylaştıran altın kıymetinde bir yöntemdir. Çoğumuzun kullandığı bu teknikle konuyu sanki karşımızda bu konuyu bilmeyen biri varmışta ona anlatıyormuşuz gibi yapıyoruz. Dışardan bakınca biraz komik görünüyor ama işe yarıyor. 🙂
  • Molalar hayat kurtarır gençler. Ders çalışma dilimlerinizin arasına küçük molalar serpiştirmeyi unutmayın. Seanslar halinde çalışmak enerjimizi daha verimli kullanabilmemizi sağlar. Molalarda bizi dinlendirecek kısa süreli aktiviteler seçmeye özen göstermek önemli. Bunlar müzik dinlemek, güzel bir kahve ya da çay almak gibi şeyler olabilir. Ama sizi oyalayacak ve kafanızı meşgul edecek uzun süreli eylemlerden uzak durmaya özen göstermek gerekiyor. Mesela takip ettiğiniz dizinin yeni  bölümüne başlamak çok da mantıklı bir karar olmayacaktır.
  • Veeee son olarak da; tekrar. Belirli aralıklarla yapılan tekrarlar bilgilerin uzun süreli hafızaya gönderilmesine yani öğrenilmesinde en önemli etkendir. Her tekrarda baştan sona tekrar not çıkar demiyorum ama şöyle bir göz at, gerisini beynin halleder. 🙂

Yorumlarını bize iletmeyi unutma 😉

İyi çalışmalar genç cevher…

HACER BADEM

⇒Zaman Yönetiminde 5 Muhteşem Yöntem yazısını okumak için buraya tıkla 🙂

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin